48,6684$%0,04
56,0264€%0,37
65,2364£%0,26
6.836,72%2,51
4.365,90%2,40
%
19:18
30 Temmuz 2026 Perşembe
Garanti BBVA (GARAN), güncel dönemde BIST Katılım endeksinde yer almaz; yani katılım endeksine uygun değildir. Üstelik bu, sonradan bakılan bir finansal orana takılmaktan farklıdır: Garanti BBVA bir mevduat bankasıdır ve ana faaliyeti faize dayalı olduğu için katılım elemesinin daha ilk kapısından, yani faaliyet ekranından geçemez. Bu yönüyle GARAN, faaliyeti uygun olduğu halde yalnızca borç oranı yüzünden elenen bir sanayi şirketinden ayrışır; banka hisseleri işin doğası gereği en baştan elenir. Aşağıda GARAN’ın neden uygun sayılmadığını, katılım bankalarından farkını, “helal mi” sorusundaki yerini ve durumunun değişip değişemeyeceğini ele alıyoruz. Güncel hedef fiyatlar ve temettü geçmişi için garanti bbva hisse sayfasını inceleyebilirsiniz.
Katılım endeksi bir şirketi iki ana ekrandan geçirir: önce faaliyet (ne iş yaptığı ve dâhil olduğu grup/iştirak ilişkileri), sonra finansal oranlar. Bir hissenin endekste yer alabilmesi için önce faaliyet ekranını geçmesi gerekir. Geleneksel bir mevduat bankası olan Garanti BBVA’nın temel işi; mevduat toplamak ve bu kaynağı faizli kredi olarak kullandırmaktır. Gelirinin önemli bölümü net faiz gelirinden oluşur. Faiz (riba) katılım ilkelerinde açıkça uygun görülmediğinden, ana faaliyeti faize dayanan bir banka faaliyet ekranından geçemez. Bu nedenle GARAN, finansal oranlarına hiç bakılmasına gerek kalmadan endeks dışında kalır.
Katılım finansının temel ilkelerinden biri faizin (ribanın) reddedilmesidir. Geleneksel bankacılık modeli ise doğrudan faiz üzerine kuruludur: banka, müşteriden düşük faizle topladığı mevduatı daha yüksek faizle kredi olarak verir ve aradaki farktan kazanır. Bu, bankanın arızi değil ana gelir modelidir. Bu yüzden banka hisseleri, sanayi ya da hizmet şirketlerinden farklı olarak “faaliyeti uygun ama oranı yüksek” kategorisine bile giremez; faaliyetin kendisi uygun sayılmaz. Aynı sebeple akbank ve iş bankası gibi diğer geleneksel bankalar da katılım endeksinde yer almaz.
Burada önemli bir ayrım vardır: geleneksel bankalar ile katılım bankaları aynı değildir. Kuveyt Türk, Albaraka veya Türkiye Finans gibi katılım bankaları faizsiz bankacılık ilkelerine göre çalışır; kâr-zarar ortaklığı, kira sertifikası (sukuk) ve murabaha gibi faizsiz yöntemler kullanır. Garanti BBVA ise bir katılım bankası değil, geleneksel bir mevduat bankasıdır. Dolayısıyla “banka hissesi” olması tek başına yanıltıcı olmamalıdır; belirleyici olan bankanın faizli mi yoksa faizsiz (katılım) modelle mi çalıştığıdır. Garanti faizli modelle çalıştığı için katılım endeksine uygun görülmez.
“Helal mi” sorusu kişisel ve dinî bir değerlendirmedir; tek bir endeksin kapsamıyla sınırlandırılamaz. Ancak katılım hassasiyeti olan yatırımcıların çoğu pratik bir ölçüt olarak BIST Katılım endeksini kullanır. Bu ölçüte göre Garanti BBVA, ana faaliyeti faize dayalı olduğu için endekste yer almaz ve katılım kriterlerini karşılamaz kabul edilir. Faizsiz yatırım yapmak isteyen bir yatırımcı için geleneksel banka hisseleri genellikle uygun görülmez. Nihai kararı verirken kendi ölçütlerinizi ve gerekiyorsa bir katılım finansı uzmanının görüşünü esas almanız yerinde olur.
Pratikte bu çok zordur. Bir sanayi şirketi, borcunu azaltarak ya da uygun olmayan gelirini düşürerek finansal ekranı geçip endekse girebilir; çünkü onun sorunu orandır. Bankada ise sorun oran değil, faaliyetin kendisidir. Garanti BBVA’nın katılım endeksine girebilmesi için iş modelini kökten değiştirip faizsiz (katılım) bankacılığa geçmesi gerekir ki bu, geleneksel bir bankanın olağan koşullarda yapacağı bir dönüşüm değildir. Bu yüzden GARAN için beklenen tablo, katılım endeksi dışında kalmaya devam etmesidir. Katılıma uygun hisselerin güncel listesini katılım endeksine uygun hisseler sayfasından takip edebilirsiniz.
Hayır. Garanti BBVA geleneksel bir mevduat bankasıdır ve ana faaliyeti faize dayalı olduğu için BIST Katılım endeksinde yer almaz; güncel dönemde katılım endeksine uygun değildir.
Geleneksel bankaların ana gelir modeli faize dayalıdır (mevduat toplayıp faizli kredi vermek). Faiz katılım ilkelerinde uygun görülmediği için, ana faaliyeti faiz olan bankalar faaliyet ekranından geçemez ve finansal oranlarına bakılmaksızın endeks dışında kalır.
Katılım bankaları faizsiz ilkelerle çalıştığı için geleneksel bankalardan farklı değerlendirilir. Ancak bir katılım bankasının endekse dâhil olup olmadığı yine kendi güncel durumuna ve endeks kurallarına bağlıdır. Garanti BBVA ise bir katılım bankası değil, geleneksel bir bankadır.
Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır; yatırım tavsiyesi ya da dinî fetva değildir. Katılım endeksi bileşimi ve şirketlerin durumu zamanla değişebildiğinden, kararınızı güncel duruma ve kendi araştırmanıza dayandırın.
Tüpraş (TUPRS), güncel dönemde BIST Katılım endeksinde yer alır; yani katılım endeksine uygundur. Üstelik Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşlarından biri ve ciddi bir bilançoya sahip olmasına rağmen bunu başarır: hem ne iş yaptığı (faaliyet) hem de finansal oranları katılım ilkeleriyle uyumludur. İlginç olan nokta şu: ana ortağı Koç Holding, bünyesindeki banka ve finans iştirakleri nedeniyle katılım endeksinde yer almazken, tek başına bir rafineri şirketi olan Tüpraş endekste yer alır. Aşağıda TUPRS’nin hangi kriterleri nasıl geçtiğini, “helal mi” sorusundaki yerini ve durumunun ileride değişip değişmeyeceğini ele alıyoruz. Güncel aracı kurum hedef fiyatları ve temettü geçmişi için tüpraş hisse sayfasını inceleyebilirsiniz.
Katılım endeksi bir şirketi iki ana ekrandan geçirir: önce faaliyet (ne iş yaptığı ve dâhil olduğu grup/iştirak ilişkileri), sonra finansal oranlar (faizli borç, uygun olmayan gelir ve likit varlık gibi kalemlerin belirli eşiklerin altında kalması). Bir hissenin endekste yer alabilmesi için bu iki ekranı da geçmesi gerekir. Tüpraş her ikisini de geçer: ana faaliyeti olan ham petrol rafinajı ve akaryakıt üretimi katılım ilkeleriyle uyumlu bir alandır ve şirketin finansal oranları da endeksin izin verdiği sınırların içinde kalır. Bu nedenle TUPRS, Borsa İstanbul tarafından hesaplanan BIST Katılım endekslerinde yer alır.
Tüpraş; İzmit, İzmir, Kırıkkale ve Batman’daki dört rafinerisinde ham petrolü benzin, motorin, jet yakıtı ve çeşitli petrokimya ürünlerine dönüştürür. Bu faaliyet, sanayinin ve ulaşımın temel girdilerini üreten bir alandır; katılım açısından sakıncalı görülen alkol, kumar ya da faize dayalı finansal hizmet gibi işlerle ilgisi yoktur. Katılım metodolojisinde bir şirket yalnızca kendi ürünleriyle değil, dâhil olduğu grup ve iştiraklerinin faaliyetleriyle birlikte değerlendirilir. İşte tam da bu noktada Tüpraş ile ana ortağı arasındaki fark ortaya çıkar: koç holding, bünyesindeki Yapı Kredi ve diğer finans iştirakleri nedeniyle faaliyet ekranından geçemez ve katılım endeksinde yer almaz. Tüpraş ise doğrudan rafinaj yapan, uygun olmayan bir faaliyet ya da iştirak bağı taşımayan bir şirket olduğu için bu ekranı sorunsuz geçer.
Katılım elemesinin ikinci kapısı finansal oranlardır: faizli borcun, uygun olmayan gelirin ve faiz getiren likit varlıkların şirketin büyüklüğüne oranının belirli eşiklerin altında kalması beklenir. Genel kabul gören sınırlar, borç ve varlık tarafında yaklaşık %33, uygun olmayan gelir tarafında ise %5 düzeyindedir. Tüpraş, son katılım finans bilgi formuna göre bu ekranı rahatça geçer: uygun olmayan gelir oranı yaklaşık %2,45, uygun olmayan varlık oranı %15,21 ve uygun olmayan borç oranı %7,60 seviyesindedir; üçü de eşiklerin belirgin biçimde altındadır. Bu tablo, Tüpraş’ı faaliyeti uygun olduğu halde finansal orana takılan hisselerden ayırır. Örneğin ülker, gıda üretmesine ve faaliyeti uygun sayılmasına rağmen yüksek borç oranı nedeniyle katılım endeksinin dışında kalır. Tüpraş ise her iki ekranda da rahat konumdadır.
“Helal mi” sorusu kişisel ve dinî bir değerlendirmedir; tek bir endeksin kapsamıyla sınırlandırılamaz. Katılım hassasiyeti olan yatırımcıların çoğu pratik bir ölçüt olarak BIST Katılım endeksini kullanır. Bu ölçüte göre Tüpraş, güncel dönemde endekste yer aldığı için katılım kriterlerini bu dönem karşılıyor kabul edilir; hem faaliyet alanı hem de finansal yapısı uygun görünmektedir. Yine de nihai kararı verirken kendi ölçütlerinizi ve gerekiyorsa bir katılım finansı uzmanının görüşünü esas almanız yerinde olur; endeks bileşimi dönemsel olarak güncellenir ve bir şirketin durumu zamanla değişebilir.
Teorik olarak çıkabilir. Katılım endeksi dönemsel olarak yeniden hesaplandığı için her değerlendirmede şirketlerin güncel durumu esas alınır. Tüpraş bugün her iki ekranı da geçiyor olsa da, ileride faizli borcunun ya da uygun olmayan gelirinin oranı eşikleri aşarsa finansal ekrandan elenmesi gündeme gelebilir. Rafineri işi doğası gereği sermaye yoğun ve borçla finanse edilen bir alan olduğundan, bu oranların dönem dönem eşiğe yaklaşması mümkündür. Bugünkü tablo olumludur, ancak katılım uygunluğu “bir kez girdi, hep içeride kalır” şeklinde işlemez. Katılıma uygun hisselerin güncel listesini katılım endeksine uygun hisseler sayfasından takip edebilirsiniz.
Evet. Tüpraş, güncel dönemde Borsa İstanbul tarafından hesaplanan BIST Katılım endekslerinde yer alır. Bu, şirketin hem faaliyet hem de finansal oran kriterlerini karşıladığı ve bu dönem katılım endeksine uygun olduğu anlamına gelir.
Çünkü katılım elemesi her şirketi kendi faaliyeti ve iştirak yapısıyla ayrı ayrı değerlendirir. Koç Holding, bünyesindeki Yapı Kredi gibi banka ve finans iştirakleri nedeniyle faaliyet ekranından geçemez. Tüpraş ise doğrudan rafinaj yapan bağımsız bir sanayi şirketi olduğu için uygun sayılır.
Hayır. Temettü dağıtmak katılım uygunluğunu belirleyen bir ölçüt değildir. Uygunluğu faaliyet alanı, grup/iştirak ilişkileri ve finansal oranlar belirler. Tüpraş’ın düzenli ve yüksek temettü ödemesi olumlu bir finansal göstergedir, ancak katılım elemesinin doğrudan girdisi değildir.
Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır; yatırım tavsiyesi ya da dinî fetva değildir. Katılım endeksi bileşimi ve şirketlerin durumu zamanla değişebildiğinden, kararınızı güncel duruma ve kendi araştırmanıza dayandırın.
Kontrolmatik (KONTR), güncel dönemde BIST Katılım endeksinde yer almaz; yani bu dönem için katılım endeksine uygun değildir. Kontrolmatik’i endeks dışında bırakan şey ne yaptığı iş ne de gelirinin kaynağıdır; otomasyon, mühendislik ve enerji/batarya teknolojileri katılım açısından uygun bir alandır. Hisseyi eleyen, büyük ölçekli batarya ve enerji yatırımlarını finanse eden yüksek borçtur. Aşağıda bu “yatırım borcu” meselesini, hissenin “helal mi” sorusundaki yerini ve durumun nasıl değişebileceğini ele alıyoruz. Güncel bilgiler için kontrolmatik hisse sayfasını inceleyebilirsiniz.
Katılım endeksi bir şirketi iki ana ekrandan geçirir: önce faaliyet (ne iş yaptığı ve gelir kaynakları), sonra finansal oranlar (faizli borç, uygun olmayan gelir ve varlıkların belirli eşiklerin altında kalması). Kontrolmatik birinci ekranı geçer; teknoloji, otomasyon ve enerji çözümleri üretmek katılım ilkelerine aykırı değildir. Onu eleyen ikinci ekrandır: son değerlendirmede uygun olmayan borç oranı yaklaşık %37 seviyesindedir ki bu, endeksin izin verdiği yaklaşık %33 eşiğinin üzerindedir. Uygun olmayan gelir ve varlık oranları daha düşük kalırken, hisseyi dışarıda bırakan kalem borçluluktur.
Kontrolmatik, son yıllarda lityum-iyon batarya üretimi (Pomega) ve yenilenebilir enerji projeleri gibi çok büyük ölçekli yatırımlarla büyümesini hızlandırdı ve bu yatırımları önemli ölçüde borçla finanse etti. Katılım metodolojisi, faizli borcun şirketin genel ölçeğine oranını değerlendirir; bu oran eşiği aştığında faaliyet ne kadar uygun olursa olsun hisse endeks dışında kalır. Bu, aynı mantığın işlediği başka örneklerle benzerdir. Buna karşılık, enerji ekipmanı üreten ama borçluluğunu daha ölçülü tutan astor enerji, hem faaliyet hem finansal oran ekranını geçtiği için katılım endeksinde yer alır. Yani aynı geniş “enerji/teknoloji” temasında, borç oranı iki şirketi farklı sonuçlara götürür.
“Helal mi” sorusu kişisel ve dinî bir değerlendirmedir; tek bir endeksin kapsamıyla sınırlandırılamaz. Katılım hassasiyeti olan yatırımcıların çoğu pratik bir ölçüt olarak BIST Katılım endeksini kullanır. Bu ölçüte göre Kontrolmatik, güncel dönemde endekste yer almadığı için katılım kriterlerini bu dönem karşılamıyor kabul edilir. Ancak buradaki eleme sebebinin faaliyet ya da gelir değil, borçluluk olması kimi yatırımcı için ayrı bir önem taşıyabilir. Nihai kararı verirken kendi ölçütlerinizi ve gerekiyorsa bir katılım finansı uzmanının görüşünü esas almanız yerinde olur.
Girebilir; çünkü sorun faaliyette değil finansal orandadır. Yatırım döneminin tamamlanması, bu yatırımların nakit akışı üretmeye başlaması ve borcun azaltılması, uygun olmayan borç oranını eşiğin altına indirebilir. Bu gerçekleşirse, faaliyeti zaten uygun olduğu için Kontrolmatik’in katılım endeksine girmesinin önünde başka bir engel kalmayabilir. Katılım endeksi dönemsel olarak yeniden hesaplandığından, KONTR özelinde takip edilmesi gereken temel gösterge borçluluk oranındaki gidişattır. Katılıma uygun hisselerin güncel listesini katılım endeksine uygun hisseler sayfasından takip edebilirsiniz.
Yüksek faizli borcu. Uygun olmayan borç oranı yaklaşık %37 ile eşiğin (yaklaşık %33) üzerindedir. Faaliyeti (teknoloji, otomasyon, enerji) uygundur ve uygun olmayan gelir/varlık oranları daha düşüktür; belirleyici olan borçluluktur.
Çünkü faaliyet ve finansal oran iki ayrı ekrandır; ikisinden birini geçememek elenmek için yeterlidir. Kontrolmatik faaliyet ekranını geçer ama yüksek yatırım borcu nedeniyle finansal oran ekranından geçemez; bu yüzden endekste yer almaz.
Kontrolmatik, kaynaklarını büyük ölçekli enerji ve batarya yatırımlarına yönlendiren büyüme odaklı bir şirkettir ve düzenli nakit temettü dağıtan bir profil sergilememektedir. Temettü ödemek ya da ödememek ise katılım uygunluğunu etkilemez.
Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır; yatırım tavsiyesi ya da dinî fetva değildir. Katılım endeksi bileşimi ve şirketlerin finansal yapıları zamanla değişebildiğinden, kararınızı güncel duruma ve kendi araştırmanıza dayandırın.
Şok Marketler (SOKM), güncel dönemde BIST Katılım endeksinde yer almaz; yani bu dönem için katılım endeksine uygun değildir. Şok’u endeks dışında bırakan şey, borcu ya da finansal yapısı değildir; faizli borç oranı düşüktür. Onu eleyen, market reyonlarında satılan alkollü içecek ve tütün (sigara) ürünleri gibi katılım ilkelerine uygun olmayan kalemlerden doğan gelirdir. Bu yazıda perakende zincirlerinin katılım açısından nasıl değerlendirildiğini, Şok’un Migros ile benzerliğini ve BİM ile farkını açıklıyoruz. Güncel hedef fiyatlar için şok marketler hisse sayfasını inceleyebilirsiniz.
Katılım endeksi bir şirketi iki ana ekrandan geçirir: önce faaliyet (ne iş yaptığı ve gelir kaynakları), sonra finansal oranlar (faizli borç, uygun olmayan gelir ve varlıkların belirli eşiklerin altında kalması). Şok Marketler finansal ekranda zorlanmaz; faizli borç oranı düşüktür. Onu eleyen birinci ekrandır: market işletmeciliğinin kendisi uygun bir faaliyet olsa da, reyonlarda satılan alkollü içecek ve tütün ürünlerinden elde edilen gelir, katılım ilkelerine uygun olmayan gelir kabul edilir. Son değerlendirmede bu uygun olmayan gelirin oranı yaklaşık %21 seviyesindedir ki bu, endeksin izin verdiği yaklaşık %5 eşiğinin çok üzerindedir. İşte hisseyi dışarıda bırakan kalem budur.
Bu, aynı sektördeki şirketlerin neden farklı sonuçlar aldığını anlatan öğretici bir örnektir. Şok Marketler, migros ile aynı kategorededir: her ikisi de reyonlarında alkollü içecek ve tütün ürünleri sattığı için uygun olmayan gelir oranı eşiği aşar ve katılım endeksinin dışında kalır. Buna karşılık bim, ürün yelpazesini bu kalemlerde daha sınırlı tuttuğu için uygun olmayan gelir oranını eşiğin altında tutabilir ve katılım endeksinde yer alır. Yani belirleyici olan “market olmak” değil, satılan ürünlerin bileşimidir.
“Helal mi” sorusu kişisel ve dinî bir değerlendirmedir; tek bir endeksin kapsamıyla sınırlandırılamaz. Katılım hassasiyeti olan yatırımcıların çoğu pratik bir ölçüt olarak BIST Katılım endeksini kullanır. Bu ölçüte göre Şok Marketler, güncel dönemde endekste yer almadığı için katılım kriterlerini bu dönem karşılamıyor kabul edilir. Buradaki eleme sebebinin finansal oran değil, doğrudan gelir kaynağı (alkol ve tütün satışı) olması, kimi yatırımcı için ayrı bir önem taşıyabilir. Nihai kararı verirken kendi ölçütlerinizi ve gerekiyorsa bir katılım finansı uzmanının görüşünü esas almanız yerinde olur.
Teorik olarak girebilir, ancak bu, iş modelinin bir parçasıyla ilgili yapısal bir konudur. Uygun olmayan gelir oranının eşiğin altına inmesi için, şirketin alkollü içecek ve tütün gibi kalemlerin satış içindeki payını belirgin biçimde azaltması gerekir; bu da bu ürünlerin market cirosundaki yeri düşünüldüğünde kolay bir değişim değildir. Katılım endeksi dönemsel olarak yeniden hesaplandığından durum her değerlendirmede güncellenir; fakat Şok özelinde belirleyici olan, uygun olmayan gelir kalemlerinin ağırlığıdır. Katılıma uygun hisselerin güncel listesini katılım endeksine uygun hisseler sayfasından takip edebilirsiniz.
Reyonlarda satılan alkollü içecek ve tütün ürünlerinden doğan gelir. Bu uygun olmayan gelirin oranı yaklaşık %21 ile eşiğin (yaklaşık %5) üzerindedir. Şirketin faizli borç oranı düşüktür; belirleyici olan finansal oran değil, gelir kaynağıdır.
Fark, uygun olmayan gelir oranındadır. Şok ve Migros, alkol ve tütün satışından önemli gelir elde ettiği için oran eşiği aşar. BİM ise bu kalemlerdeki ürün yelpazesini daha sınırlı tuttuğu için oranı eşiğin altında kalır ve katılım endeksinde yer alır.
Şok Marketler, büyümeye ve mağaza ağını genişletmeye odaklı yapısı nedeniyle geçmişte düzenli nakit temettü dağıtan bir şirket olmamıştır. Güncel kâr dağıtım kararları için şirketin KAP açıklamaları takip edilmelidir. Temettü ödemek ya da ödememek katılım uygunluğunu etkilemez.
Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır; yatırım tavsiyesi ya da dinî fetva değildir. Katılım endeksi bileşimi ve şirketlerin gelir yapıları zamanla değişebildiğinden, kararınızı güncel duruma ve kendi araştırmanıza dayandırın.
Akbank (AKBNK), güncel dönemde BIST Katılım endeksinde yer almaz; yani katılım endeksine uygun değildir. Türkiye’nin en büyük özel bankalarından biri olan Akbank’ı endeks dışında bırakan şey, bir oran ya da geçici bir durum değil, doğrudan ana faaliyetidir: geleneksel bankacılık faiz esasına dayanır ve faiz (riba), katılım ilkelerine uygun görülmez. Bu yazıda banka hisselerinin neden kural olarak katılım endekslerine giremediğini, Akbank’ın Sabancı Holding ile ilişkisini ve katılım bankalarından farkını açıklıyoruz. Güncel hedef fiyatlar ve temettü durumu için akbank hisse sayfasını inceleyebilirsiniz.
Katılım endeksi bir şirketi önce faaliyet, sonra finansal oran ekranından geçirir. Bankalarda eleme daha ilk ekranda, faaliyet düzeyinde gerçekleşir. Geleneksel bir mevduat bankası olan Akbank, mevduat toplar, kredi verir ve temel gelirini faizden elde eder. Faiz, katılım (İslami finans) ilkelerinde uygun görülmediği için, faize dayalı bankacılık faaliyeti başlı başına katılım kriterlerine aykırı kabul edilir. Dolayısıyla Akbank’ın finansal oranlarına bakmaya bile gerek kalmadan, faaliyeti nedeniyle hisse endeks dışında kalır. Bu durum yalnızca Akbank’a özgü değildir; iş bankası ve Garanti BBVA gibi bütün geleneksel özel bankalar aynı sebeple endeks dışındadır.
Akbank, Sabancı grubunun en önemli iştiraklerinden biridir. Bu bağ, katılım açısından iki yönlü bir sonuç doğurur: hem Akbank hissesi doğrudan faize dayalı faaliyeti nedeniyle endeks dışındadır, hem de Akbank’ı bünyesinde barındıran sabancı holding aynı sebeple katılım endeksinin dışında kalır. Yani bir bankaya doğrudan yatırım yapmakla, o bankayı iştirak olarak taşıyan holdinge yatırım yapmak katılım açısından benzer bir tabloya işaret eder. Aynı ilişki Koç Holding ile Yapı Kredi arasında da geçerlidir.
“Helal mi” sorusu kişisel ve dinî bir değerlendirmedir; tek bir endeksin kapsamıyla sınırlandırılamaz. Ancak katılım hassasiyeti olan yatırımcılar için pratik ölçüt olan BIST Katılım endeksi açısından tablo nettir: Akbank, faize dayalı bankacılık faaliyeti nedeniyle endeks dışındadır ve katılım kriterlerini karşılamaz. Temettü ödemesi, kârlılığı ya da hedef fiyatların yüksekliği bu sonucu değiştirmez; çünkü eleme finansal performansla değil, faaliyetin niteliğiyle ilgilidir. Faizsiz esasla çalışan katılım bankaları ise bu değerlendirmeden ayrıdır. Nihai kararı verirken kendi ölçütlerinizi ve gerekiyorsa bir katılım finansı uzmanının görüşünü esas almanız yerinde olur.
Doğrudan ana faaliyeti. Geleneksel bankacılık faiz (mevduat ve kredi) esasına dayanır ve faiz katılım ilkelerine uygun görülmez. Bu nedenle Akbank, finansal oranlarına bakılmaksızın faaliyet ekranında elenir.
Çünkü Sabancı Holding, Akbank gibi faize dayalı finans iştiraklerini konsolide eder. Bu faaliyetler holdingin mali tablolarına baskın biçimde yansıdığı için Sabancı Holding de katılım endeksinin dışında kalır. Aynı ilişki Koç Holding ile Yapı Kredi arasında da vardır.
Hayır. Temettü, kârlılık veya hedef fiyat katılım uygunluğunu belirleyen ölçütler değildir. Faize dayalı bir bankanın hissesi, ne kadar iyi performans gösterirse göstersin faaliyeti nedeniyle katılım endeksinin dışında kalır.
Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır; yatırım tavsiyesi ya da dinî fetva değildir. Katılım endeksi bileşimi ve şirketlerin durumu zamanla değişebildiğinden, kararınızı güncel duruma ve kendi araştırmanıza dayandırın.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.